IUS Balkan Çalışmaları Merkezi (BSC), tıp, gazetecilik ve insan hakları alanlarından farklı bakış açılarını bir araya getiren “Gazze’den Bir Tanık” başlıklı bir söyleşi düzenledi. Gazze’deki insani durumu ve bölge halkının yaşadıklarının kamuoyunun gündeminde tutulmasının önemini ele alan etkinlikte, farklı mesleki deneyimler ve değerlendirmeler paylaşıldı.
Etkinlikte, The Survivor kitabının yazarı Dr. Jamal Salha; gazeteci ve fotoğrafçı Hatem Rawagh; Gazze’ye yönelik iki tıbbi misyonda görev almış olan Dr. Mohammad Elhalabi; insan hakları aktivisti Ilday Husović ve IUS Hukuk Fakültesi (FLW) Kıdemli Öğretim Asistanı ve insan hakları aktivisti Muhemmed Huzeyfe Küçükaytekin konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmacılar, mesleki deneyimlerinden ve çalışmalarından hareketle Gazze’deki durumun insanlar üzerindeki etkilerine, sahadaki gelişmeleri belgelemenin zorluklarına ve insani yardım faaliyetlerinin önemini korumasına ilişkin farklı bakış açıları sundu.
Programın öne çıkan bölümlerinden biri, bir doktor ve bir gazeteciyle gerçekleştirilen canlı bağlantı oldu. Bu bağlantı sayesinde katılımcılar, Gazze’deki mevcut duruma ilişkin değerlendirmeleri doğrudan dinleme fırsatı buldu. Konuşmacıların aktardıkları, sağlık çalışanlarının ve gazetecilerin son derece zorlu koşullarda karşılaştıkları güçlükleri ortaya koydu. Söyleşide ayrıca çatışma bölgelerinde görev yapan gazetecilerin karşı karşıya kaldığı ciddi riskler, medya çalışanlarının kasıtlı olarak hedef alınması ve gazetecilerin korunmasının, kamuoyunun güvenilir bilgiye erişiminin güvence altına alınmasının önemi ele alındı.
Program kapsamında, Gazze’deki insanların yaşadıklarını belgeleyen bir gazeteci olarak hayatı, çalışmaları ve kişisel mirası anılan Saleh Aljaafarawi de yad edildi. Söyleşide gazetecilerin tanıklık etme, bireysel hikâyeleri koruma ve aksi hâlde uluslararası kamuoyu için uzak kalabilecek gerçekleri dünya çapındaki izleyicilere ulaştırma rolleri değerlendirildi.
Etkinlik, yoğun katılımla ve katılımcıların büyük ilgisiyle gerçekleştirildi. Katılımcıların tartışmaları ilgiyle takip ettiği programda, canlı bağlantılar ve kişisel deneyim paylaşımları, Gazze’de yaşanan olayların insani boyutunun yeniden hatırlanmasına ve kamuoyunun ilgisinin sürekli kılınmasının öneminin değerlendirilmesine olanak sağladı. Program ayrıca haberlerin ve istatistiklerin ardında deneyimleri dinlenmeyi ve hatırlanmayı hak eden bireylerin, ailelerin ve toplulukların bulunduğunu bir kez daha hatırlattı.
BSC, “Gazze’den Bir Tanık” etkinliği aracılığıyla uluslararası önem taşıyan konularda bilinçli bir diyalog ortamı oluşturma ve üniversite topluluğunun farklı mesleki bakış açılarıyla buluşmasına imkân sağlama konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Etkinlikte, Gazze’nin kamuoyunun gündeminde tutulmasının ve bölge halkının yaşadıklarına saygınlık, empati ve anlama çabasıyla yaklaşılmasının önemi vurgulandı.
Tıp, gazetecilik ve insan hakları alanlarından farklı sesleri bir araya getiren etkinlik, çatışma dönemlerinde tanıklık etme, yaşananları belgeleme ve hatırlama sorumlulukları üzerine düşünmek için önemli bir fırsat sundu.






