Gazze Mahkemesi, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi’nde Tarihi Dört Günlük Açık Oturum Gerçekleşiyor

gaza

Saraybosna, 29 Mayıs 2025 — 26-29 Mayıs tarihleri arasında, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi (IUS), uluslararası hukukçular, insan hakları uzmanları ve sivil toplum liderlerinden oluşan bir koalisyon tarafından kurulan halk mahkemesi Gazze Mahkemesi’nin açılış oturumunu düzenlemiştir. İsrail’in Gazze’de işlediği soykırım ve savaş suçlarını soruşturmak amacıyla kurulan mahkemenin, kitlesel zulümlerin mirasını ve adaletin acil gerekliliğini derinden hisseden bir şehir olarak Saraybosna’da toplanması kararlaştırılmıştır.

Açılış Konuşması: Saraybosna’dan Dünyaya Çağrı

Mahkeme, IUS Rektörü Prof. Dr. Ahmet Yıldırım’ın katılımcıları karşılayarak bu anın ahlaki önemini vurguladığı etkileyici bir konuşmayla başlamıştır.
“Bu sadece bir toplantı değil, bir vicdan çağrısıdır,” diyen Sayın Rektör, “Srebrenica’dan otuz yıl sonra şimdi Gazze’ye tanıklık etmekteyiz. Bu bir çatışma değil; gerçek zamanlı olarak yaşanmakta olan bir soykırımdır. Saraybosna sizinle birlikte yas tutmaktadır. Srebrenica sizinle birliktedir. Bu mahkeme bir son değil, bir başlangıçtır,” ifadelerini kullanmıştır.

Adalet İçin Küresel Bir Meclis Oluşturuluyor

Princeton Üniversitesi Uluslararası Hukuk Emeritus Profesörü ve eski BM Filistin Topraklarında İnsan Hakları Özel Raportörü Richard Falk’ın başkanlığında yürütülen Gazze Mahkemesi, hukukçular, akademisyenler, gazeteciler, BM raportörleri ve görgü tanıkları gibi farklı alanlardan uzmanları bir araya getirmiştir.
Katılımcılar aşağıdaki konuları ele almıştır:

  • Soykırımın politik ekonomisi
  • Gazze’de açlık suçunun incelenmesi
  • Uluslararası suç ortaklığı ve medya propagandasının etkileri
  • Öğrenci ve sivil direnişin suç kapsamına alınması
  • Srebrenica’dan Gazze’ye uzanan hayatta kalma deneyimlerinin ortak noktaları

Bu oturumlarda, soykırımı mümkün kılan yapısal mekanizmaların ve sistemsel desteklerin altı çizilmiş ve küresel ölçekte eşgüdümlü bir eylem gerekliliği vurgulanmıştır.

Saraybosna Deklarasyonu: Ahlaki Bir Hesaplaşmayı Belgelemek

Gazze Mahkemesi, Filistin’de devam eden soykırıma karşı kolektif ahlaki öfkeyi ifade eden ve küresel sivil toplumun baskı yapılarıyla yüzleşmesini öngören kapsamlı bir belge olan Saraybosna Deklarasyonu ile sonuçlandırılmıştır.

Deklarasyonda şu ifadeler yer almıştır:
“26-29 Mayıs 2025 tarihleri arasında Saraybosna’da toplanan Gazze Mahkemesi üyeleri olarak, Filistin’de süregelen soykırıma karşı ahlaki öfkemizi, Filistin halkıyla dayanışmamızı ve soykırımın sona erdirilmesini, sorumluların hesap vermesini, mağdurlara tazminat sağlanmasını ve özgür bir Filistin’in inşa edilmesini sağlamak üzere küresel ortaklarla çalışmaya kararlı olduğumuzu ilan etmekteyiz.”

Deklarasyon, İsrail’in politikalarını ve eylemlerini şu kavramlarla tanımlamıştır:

  • Soykırım
  • Apartheid
  • Etnik üstünlükçülük ve yerleşimci sömürgecilik
  • Toplu yerinden edilme, açlık, işkence ve yargısız infazlar
  • Sivillerin, sağlık çalışanlarının, gazetecilerin ve BM personelinin hedef alınması

Mahkeme, şu talepleri dile getirmiştir:

  • İsrail’in tüm askeri operasyonlarının derhal durdurulması
  • Gazze’ye sınırsız insani yardım sağlanması
  • Tüm Filistinli siyasi tutukluların serbest bırakılması
  • Savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlar için tam yargı sürecinin başlatılması
  • Küresel boykot, yatırımların çekilmesi, yaptırımlar ve askeri ambargonun uygulanması
  • Siyonizmin devlet ideolojisi olarak sona erdirilmesi ve tüm bölge halkları için eşit haklar temelinde yeni bir düzenin kurulması

Ayrıca, uluslararası kurumların ve devletlerin yasal ve ahlaki sorumluluklarını yerine getirmemeleri ve insan hakları savunucularının dünya genelinde baskı görmeleri küresel suç ortaklığı kapsamında kınanmıştır.
Deklarasyon, ifade ve toplanma özgürlüğünün korunmasını istemekte ve İsrail politikalarını eleştiren seslerin susturulmasında antisemitizm suçlamalarının kötüye kullanılmasını kınamaktadır.

Küresel Adalet İçin Daha Geniş Bir Vizyon Sunuluyor

Belgede, Filistin’in özgürlüğü için verilen mücadelenin, evrensel insan hakları ve uluslararası hukukun korunmasından ayrı düşünülemeyeceği vurgulanmıştır. Gazze’deki soykırımın cezasız kalması durumunda, küresel insan hakları düzeninin temelden sarsılacağı belirtilmiştir.

“Adalet arayışı artık dünyanın dört bir yanındaki vicdan sahibi insanlara aittir… Filistinlilerin yaşamı tehlike altındadır. Uluslararası hukukun bütünlüğü tehdit altındadır. Başarısız olamayız. Vazgeçmeyeceğiz.”

Mahkeme, Uluslararası Adalet Divanı’nın (ICJ) yürütmekte olduğu soykırım davasını ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (ICC) üst düzey İsrailli yetkililer hakkında çıkardığı tutuklama kararlarını memnuniyetle karşılamaktadır. Devletlere bu kararları uygulama çağrısında bulunulmakta ve sivil topluma hükümetlerini hesap vermeye zorlama çağrısı yapılmaktadır.

Geleceğe Bakış: İstanbul’daki Son Oturum Planlanıyor

Gazze Mahkemesi, Ekim 2025’te İstanbul’da düzenlenecek olan son oturum için hazırlıklarını sürdürmektedir. Bu oturumda Vicdan Jürisi, elde edilen tanıklıklar doğrultusunda nihai bulgularını ve önerilerini sunacaktır. Saraybosna gibi soykırım geçmişine sahip bir şehirde yapılan bu oturum, küresel vicdan hareketi açısından tarihî bir başlangıç olarak kaydedilmiştir.

IUS’ta Tarihi Bir An Yaşanmıştır

Gazze Mahkemesi’ni gerçekleştirmek, Uluslararası Saraybosna Üniversitesi için dönüm noktası niteliğinde bir gelişme olmuştur. Savaş ve kuşatma yıllarının derin izlerini taşıyan Saraybosna, bu mahkeme için güçlü bir ahlaki ve sembolik mekân sunmuştur.

Sayın Rektör, açılış konuşmasını şu sözlerle tamamlamıştır:
“Gözlerimizi kapatmayacağız. Belgeleyeceğiz, ifşa edeceğiz ve hatırlayacağız. Çünkü Filistinlilerin yaşamı önemlidir — istatistik olarak değil, insan olarak.”