Uluslararası Saraybosna Üniversitesi Balkan Araştırma Merkezi Berlin Süreci’nin Bosna Hersek İçin Rolünü ve Önemini İnceledi

6 Temmuz 2018, Cuma günü, IUS Balkan Araştırma Merkezi, “Bosna Hersek ve Berlin Süreci: 2018 Londra Konferansı öncesinde Bosna Hersek’te kilit süreçlerin analizi” yayınının sunumunu gerçekleştirdi.

Çalışmanın hazırlayan Admir Mulaosmanović, Mirsad Karić, Emil Knezović, Ahmed Kulanić, Almir Mustafić ve Hamza Preljević, Berlin Süreci’nin Bosna Hersek için rolünü ve önemini analiz ederek son yıllarda gerçekleşen reformlar hakkında bilgi verdi. Aynı zamanda 10 Temmuz 2018'de yapılacak olan Londra Zirvesi’nden önce Bosna-Hersek temsilcileri için somut çözümler sundular.

Araştırma Merkezi Direktörü Admir Mulaosmanovic, Berlin Süreci’ne ve takip eden girişimlere rağmen, Bosna-Hersek'in reformların başlatılmasında ve uygulanmasında birçok sorunla karşılaştığını söyledi.

Mulaosmanovic, “Bosna Hersek siyasi faktörleri reformları kendileri başlatamazlar. Bu nedenle, uluslararası faktörlerin ve yabancı güç merkezlerinin varlığı esastır. Biz girişimleri, önerileri ve fikirleri sunmalıyız, ancak onların yardımı olmadan çok fazla şey elde edemeyiz.” dedi.

Yazarlar ve tanıtımcılar, gençlerin Berlin Süreci’nin kilit odaklarından biri olduğunu vurguladı.

Yayının tanıtımcısı olan Sedad Dedic, “Gençlik genellikle sadece diğer girişimlerin ve reformların bir nesnesidir. Ancak politik girişimlerde de inisiyatif almalıdır.“ dedi.

Mirsad Karic, bu yayın için Bosna-Hersek'in için dış politikasını analiz etti ve Dayton Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana kabul edilen iki belge arasında bir karşılaştırma yaptı. Ayrıca Dış Politika Yasası’nın eksikliğinin büyük bir sorun olduğunu şu sözlerle söyledi:

“Her devletin dış politikaya dair bir yasası vardır, fakat Bosna Hersek dış politikası sadece Anayasa ve Bakanlıklar Kanunu'na dayanmaktadır. Bu nedenle, dış politika konusunda bir kanun yoktur. Bu, mümkün olan en kısa sürede benimsenmesi gereken bir şey.“

Dış Politika Yasası'nın bulunmamasına ek olarak, yazarlar diaspora ve diplomasi akademileri için bir bakanlık kurulmasının önemini vurguladılar.

Karic, “Avrupa Birliği, birkaç yılda bir ortak dış ve güvenlik politikasına dair bir belge gönderiyor. Bosna-Hersek’teki kurumlar, Brexit'ten sonra çıkacak olan yeni belgeyi dikkate almalı ve bunu, 2018-2023 yılları Dış Politika Stratejisi’ne, değişiklik şeklinde dahil etmelidir. Ayrıca, diaspora bakanlığının, diplomatlar için akademilerin, eylem planlarının ve dış politikanın bağımsız analizinin kabul edilmesi de kilit önemdedir.” dedi.

Bu analiz ile Balkan Araştırma Merkezi, Bosna-Hersek temsilcilerinin Zirve’ye katılmasını kolaylaştırdı.

Mulaosmanovic, “Analizleri Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı'ndan kanton yetkililerine kadar herkese gönderdik, daha da önemlisi bu analiz Londra'ndaki Zirve’de olayların merkezinde olacaktır.” dedi.

Yazarlar, Londra Zirvesi’nin sonuçlarının ilk başta Aralık ayından Şubat ayına kadarki tarihin en önemli olayı olarak tanıtılmasının, ancak Nisan ayından bu yana böyle bir duyuru yapılmadığından dolayı tahmin edilmesinin zor olduğu sonucuna vardılar.

Londra'daki zirve Berlin Süreci çerçevesinde düzenlenen bir dizi zirveden biridir. Batı Balkan ülkelerinin temsilcileri, yolsuzlukla mücadele, organize suç, altyapı ve telekomünikasyon projeleri, Avrupa-Atlantik entegrasyonu ve diğer süreçler gibi konularda Avrupa Birliği temsilcileriyle bir dizi planlı toplantı yapacak.

En üst